DOLAR 43,1877 0.02%
EURO 50,2633 -0.12%
ALTIN 6.391,55-0,60
BITCOIN 4114542-2,44%
İzmir
11°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Belediyelerde ‘Sürgün’ İddiası: Kamu Zararı Ne Olacak?
538 okunma

Belediyelerde ‘Sürgün’ İddiası: Kamu Zararı Ne Olacak?

Ocak 13, 2026 13:06
Belediyelerde ‘Sürgün’ İddiası: Kamu Zararı Ne Olacak?
0

BEĞENDİM



Karşıyaka Belediyesi’nde Kamu Zararı İddiası

Dün, Karşıyaka Belediyesi‘nde sekiz eski kadrolu müdür ile bir başkan yardımcısının Örnekköy‘deki spor salonuna sürüldüğü yönünde iddialar gündeme geldi. Bu kararın, görev tanımı yapılmadan maaş ödemeye devam etmesi nedeniyle ‘kamu zararı’ yarattığı ileri sürüldü. Aslında bu durum, uzun süredir kamuoyunda mevcut olan ancak yüksek sesle dile getirilmeyen bir gerçeği de gün yüzüne çıkardı; Belediyelerdeki ‘sürgünler’ ve bunların sonucunda oluşan kamu zararı.

Aktif görevlerinden alınan bu kişiler, herhangi bir somut iş tanımı olmaksızın görevlerine devam etmekte, kart basarak mesai doldurmakta, fakat fiilen çalışmamaktadır. Üstelik bu kişilerin hala müdür statüsünde maaş almaya devam ettikleri iddiası da dikkat çekiyor. Bu noktada sorulması gereken önemli bir soru var: Yaratılan kamu zararı hangi yönetim anlayışıyla açıklanabilir? Bu kişilerin neden aktif görev başına getirilmediği ise ayrı bir merak konusu.

Karşıyaka‘da gündeme gelen bu iddialar, aslında İzmir ve Türkiye’nin birçok belediyesinde fısıltıyla konuşulan ancak kamuoyu önünde pek dile getirilmeyen derin bir konuyu temsil ediyor. Belediyelerde kaç müdür bulunuyor ve bu müdürlerden kaçı sadece çay-kahve içip mesai doldurarak ay sonunu bekliyor? Bu durum, hangi belediyelerde normalleşmiş durumda? Bu soruların cevapları, belediyelerin kendi içlerinde acilen sorgulanması gereken konumlardır.

Hükümetlerin ve belediyelerin, kamu kaynaklarını nasıl kullandığı konusundaki bu sorgulamalar son derece kritik bir öneme sahiptir. Çünkü kamu zararı, sadece bütçeyi etkileyen bir mesele değil, aynı zamanda halkın kamu hizmetlerinden yararlanma şekli üzerinde de ciddi sonuçlar doğuran bir durumdur. Dolayısıyla bu tür uygulamaların, daha şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla revize edilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, belediyelerdeki yöneticilerin, gerçek anlamda etkin bir şekilde görevlerini yerine getirmeleri ve kamu kaynaklarını israf etmeden kullanmaları için düzenli denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kamuoyunun bu konudaki bilincinin artırılması da zorunludur. Bilinçli bir toplumsal yapı, kamusal alanların düzgün işleyişi için oldukça önemlidir.

Kısacası, Karşıyaka Belediyesi‘nde yaşanan bu durum, sadece lokal bir mesele değil, tüm Türkiye’deki yerel yönetimlerin karşılaştığı bir sorunlar yumağının bir parçasıdır. Bu tür uygulamaların son bulması ve daha etkin bir kamu yönetimi anlayışının benimsenmesi, halkın güvenini yeniden kazanmak için şarttır. Bu nedenle, ilgili kurumların gerekli adımları atması elzemdir.


En az 10 karakter gerekli