DOLAR 43,6062 0.16%
EURO 51,6027 0.37%
ALTIN 6.942,613,13
BITCOIN 30488242,74%
İzmir
11°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Deprem Srası Türkiye’nin Yaraları ve Geleceği
1470 okunma

Deprem Srası Türkiye’nin Yaraları ve Geleceği

Şubat 8, 2026 05:38
Deprem Srası Türkiye’nin Yaraları ve Geleceği
0

BEĞENDİM

Türkiye’nin doğu, güneydoğu, akdeniz, iç anadolu ve karadeniz bölgeleri, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 10 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerle sarsıldı. Bu felakette, büyük yıkımlar, can kayıpları ve yaralanmalar yaşandı. Depremin üzerinden üç yıl geçtikten sonra, Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEÜ DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bu konuda değerlendirmelerde bulundu. Sözbilir, 6 Şubat’ta dünyanın en büyük depremlerinden birinin yaşandığını belirterek, Hatay’dan Adıyaman’a ve Kahramanmaraş’a kadar olan fay parçalarının arka arkaya kırıldığını, 350 kilometreden fazla bir kırılma gerçekleştiğini ifade etti. İlk depremin ardından 9 saat sonra, insanların henüz toparlanmadan 150 kilometrelik bir fayın kırılmasıyla ikinci bir deprem meydana geldiğini vurguladı. Söz konusu iki depremin birlikte düşünüldüğünde, dünyada ender rastlanan bir deprem olayı olduğunun altını çizdi. Yaklaşık 50 bin can kaybı ve ciddi maddi hasarlar yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Sözbilir, bu depremler sonrası hala yaraların sarılmaya çalışıldığını ve bunun kendileri için büyük bir ders olduğunu dile getirdi. 1999 depremi ile başlayan son 25 yıldaki deprem aktivitesinin böylece en üst seviyeye ulaştığını ifade etti.

‘YAKLAŞIK 100 BİN DEPREM OLDU’

Prof. Dr. Sözbilir, bölgedeki deprem iyileştirme planı çalışmalarının sürdüğünü vurgulayarak, insanların normal hayatlarına döndürülmesi için devlet, yerel halk ve Türkiye genelindeki birçok kişinin katkısıyla çalışmalar yapıldığını belirtti. Yurt dışından da birçok Türk ve yabancı kurum ile bireylerin deprem bölgesindeki insanlara yardımcı olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, risk azaltma çalışmalarının devreye girmesi gerektiğini ifade eden Sözbilir, bölgenin deprem tehlikesinin yüksek olduğunu ve başka bir deprem durumunda riski yüksek düzeyde hissedeceklerini sözlerine ekledi. Özellikle kırılan faylara komşu olan fayların stres yüklenmesi nedeniyle, son üç yılda bölgede yaklaşık 100 bin depremin gerçekleştiğini belirtti. Bu durumun, insanların psikolojik durumu üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve normal hayata dönememelerine sebep olduğunu ifade etti. Orta ve küçük büyüklükteki depremlerin bölgede sıkça hissedildiğini belirtti.

‘7 CİVARINDA DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ’

Bölgede büyük artçı depremlerin de yaşanabileceğini ifade eden Prof. Dr. Sözbilir, 6 civarında artçıların gerçekleşebileceğini belirtti. Ana mekanizmanın içindeki Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep illerine en yakın olan Adıyaman’ın da etkilendiğini açıkladı. Fakat, kırılan fayların komşu faylarının da mevcut olduğunu, Adana ve Malatya tarafında ciddi fayların bulunduğunu söyledi. Adıyaman noktasında, Doğu Anadolu Fayı’na bağlı hâlâ kırılmamış fay kollarının bulunduğu ve ileride bu noktalarda sorun yaşanabileceği konusunda uyardı. Potansiyel olarak 7 büyüklüğünde bir depremin üretilebileceğini, bunun kırılmasının yıllar sürebileceğini ve şu an ciddi bir direnç gösterdiğini ifade etti. Ayrıca batıda Ecemiş Fayı’nın, Kayseri’den Pozantı’ya ve Adana’ya kadar uzandığını ve uzun süredir suskun olduğunu belirtti. Kayseri tarafında yer alan Erciyes Fayı’nın da uzun bir süre deprem üretmediğini vurguladı. Bu büyük depremlerin, bu faylar üzerinde stres biriktirdiğini dile getirdi.

‘ESKİ YAPILARIN TERK EDİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ’

Prof. Dr. Sözbilir, deprem sonrası bölgede yapım aşamasında olan yeni yapıları değerlendirirken, Çev

En az 10 karakter gerekli