Kaya, kendisine ulaştığını belirttiği bilgileri “güvendiği kaynaklara dayandırdığını” ifade etmiş, dile getirdiği hususların kesin bir hüküm olmadığını, yalnızca “iddia” olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, iddiaların incelenmesi için adli ve idari mercilere çağrıda bulunmuştur.
Kaya, Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumu hakkında daha önce CİMER üzerinden başvurduğunu, ancak başvurunun sonuçlarının tatmin edici olmadığını ileri sürmüştür. İddiaları, “görevin ihmali, görevin kötüye kullanılması ve sürecin gereği gibi yürütülmemesi” yönündedir. Kaya, belirli yetkili makamların konuyu ele almasının gerektiğini dile getirmiştir.
Kaya’nın iddiaları arasında, Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda “uyuşturucu ticareti” yapıldığına dair bilgilerin bulunduğu da yer almaktadır. Bu iddiaların “hükümlülerin tamamına değil, sadece kurum içindeki bazı görevlilerle bağlantılı olabileceği” kanaatini paylaşmıştır. Bu durumun adli makamlarca araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
Kaya, bazı infaz koruma memurları hakkında “resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira ve delilleri gizleme/yok etme” gibi suçlamalarla suç duyurusunda bulunulduğunu iddia etmiştir. Olayın soruşturma süreçleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etmiştir.
Kaya, Aydın Devlet Hastanesi’nde tedavi gören bir hükümlüyle ilgili eşyasına “kamera bırakıldığı ve bu gerekçeyle tutanak tutulduğu” iddiasını gündeme getirmiştir. Bu durumun sonucunda ilgili kişinin “kapalı cezaevine tedbiren sevk edildiğini” iddia etmiş ve bunun ciddi bir hak ihlali doğurabileceğini savunmuştur.
Kaya, Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda revir hizmetlerinin bloklara göre günlere ayrıldığına dair şikayetler aktarmış, “hastalık durumunun blok ayrımıyla sınırlandırılamayacağını” ortaya koymuştur. Ayrıca, bir görevlinin hükümlülere yönelik “tehdit içerikli ifadeler kullandığı” yönünde iddialar bulunduğunu belirtmiş ve bu konuda suç duyurusu süreçlerinin başlatıldığını iddia etmiştir. Bunun yanı sıra, Foça Açık Cezaevi’nde görev yapan bazı personellere de görevlerini “layıkıyla yerine getirdikleri” nedeniyle teşekkür etmiştir.
Kaya, bazı hükümlülerin idare ve gözlem kurulu değerlendirmeleri neticesinde “cezaevinde kalma süresinin uzayabildiği” yönündeki iddiaları gündeme getirmiştir. Bu süreçlerde hazırlanan raporların etkisine dikkat çekerek, uygulamaların denetlenebilir ve objektif olması gerektiğini savunmuştur.
Kaya, cezaevinde bulunan kişilerin dilekçe ve başvuru haklarının fiilen kısıtlandığına dair iddialarda bulunmuştur. Dilekçelerin sevkinde “eklerin verilmesi” gibi uygulamaların bulunduğunu öne sürerek, bunun anayasal haklar açısından sorunlu ol
1
Netanyahu: Türkiye ile Suriye’de Diyalog Önemli
2958 kez okundu
2
İsmail Sivri Anıldı: İzmir’in Sevgi Dolu Gazetecisi 🌟
2943 kez okundu
3
Türk Devletleri Sağlık İş Birliği Güçleniyor
2912 kez okundu
4
Türkiye’den Suriye’ye İlk Resmi Ziyaret Gerçekleşti!
2886 kez okundu
5
Denetimli Serbestlikte 20. Yıl Toplantısı İzmir’de
2783 kez okundu