DOLAR 44,0714 -0.02%
EURO 51,2474 0.02%
ALTIN 7.255,58-0,62
BITCOIN 30349172,48%
İzmir
15°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kadın Sağlık Çalışanlarının Mücadelesi Görünür Olmalı
2110 okunma

Kadın Sağlık Çalışanlarının Mücadelesi Görünür Olmalı

Mart 9, 2026 11:08
Kadın Sağlık Çalışanlarının Mücadelesi Görünür Olmalı
0

BEĞENDİM

İzmir Kent Haber – 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Sağlık-Sen İzmir 2 No’lu Şube Kadın Kolları Başkanı Uzman Hemşire Emine GÖK tarafından bir basın bildirisi yayımlandı. Gök, sağlık sektöründe kadın çalışanların önemine dikkat çekerken, kadınların karşılaştığı yapısal zorluklar ve mesleki ihtiyaçlara dair kamuoyunu bilgilendirdi.

Gök, araştırma sonuçlarının ‘Sağlık alarm veriyor’ başlığıyla paylaşıldığını ifade ederek, “Bu çalışma, kadın sağlık çalışanlarının iş yükünü, çalışma düzenlerini, bakım sorumluluklarını, ruhsal durumlarını, ekonomik baskıları ve mesleki gelişim alanındaki engelleri birlikte değerlendirmeyi hedeflemektedir,” dedi.

Emine Gök, basın bildirisine sağlık alanındaki kadın çalışanların koşullarının ortaya konulması gerektiğinin altını çizerek başladı. Araştırmaya katılan 168 sağlık çalışanın 164’ü yani %97,6’sı kadın. Bu oran, kadın emekçilerin sağlık sisteminin yükünü taşıdığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Katılımcıların en büyük grubu 35–44 yaş aralığında bulunurken, %74,4’ü evli ve %60,7’si bakmakla yükümlü olduğu en az bir kişi olduğunu belirtti.

Araştırmaya katılan kadınların %36,9’u iki çocuk, %29,8’i ise bir çocuk sahibidir. Eğitim düzeyine bakıldığında, katılımcıların %56,5’i lisans, %14,3’ü yüksek lisans ve %4,8’i doktora mezunudur. Hemşireler %42,9 ile en yüksek katılımcı grubu oluştururken, %90,5’i kamu kurumlarında çalışmaktadır.

Çalışma biçimlerine göre, %55,4’ü gündüz mesaisi, %25’i karma mesai, %19,6’sı ise vardiyalı sistem ile çalışmaktadır. Çalışanların %44’ü haftada 41–48 saat, %25’ten fazlası ise 49 saatten fazla çalışmaktadır. Çalışanlar, iş yüklerinin mevcut personel sayısını karşılama konusunda sorun yaşadıklarını belirttiler.

Araştırmanın bulguları kadın sağlık çalışanlarının yaşadığı birçok yapısal sorunu gözler önüne sererken, katılımcıların %56,5’i iş tanımlarının belirsiz olduğunu, %59,5’i ise iş dağılımının adil olmadığını ifade etti. Günlük çalışma sırasında yasal mola hakkından yararlanamayanlar %39,3, iş-yaşam dengesini kurmakta zorlananlar ise %54,8’dir.

Kadın sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyi ise oldukça kaygı vericidir; %89,3’ü iş gününün sonunda tükenmiş hissettiğini belirtmektedir. Dolayısıyla, kadınlar yalnızca kurumsal alanda değil, ev içerisinde de bakım yükü taşımaktadırlar. Örneğin, katılımcıların %60,7’si çocuk bakımına dair sorumluluk taşıdığını belirtirken, ekonomik baskı da önemli bir sorun haline geliyor. Katılımcıların yalnızca %14,3’ü gelirlerini yaşam maliyetleri karşısında yeterli bulmaktadır.

Başka bir sorun ise işyerinde şiddet ve güvensizliktir. Katılımcıların %54,2’si hasta veya hasta yakınına maruz kalmış ve %47,6’sı ise kurum içerisinde mobbing yaşadığını belirtmiştir. Bu durum, sağlık çalışanlarının duyduğu güvensizliğin bir yansımasıdır. Cinsel taciz ve rahatsız edici davranış karşısında yaşanan sessizlik, sistemin koruyucu mekanizmalarına duyulan güvensizliğin güçlü bir göstergesidir.

Araştırmada ortaya çıkan diğer bir bulgu da mesleki gelişim alanındaki eşitsizliklerdir. Katılımcıların sadece %32,7’si mesleki eğitim, sertifika ve uzmanlık olanak

En az 10 karakter gerekli