İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya ve Ceyda Bölünmez Çankırı tarafından yapılan eleştirilere sosyal medya üzerinden sert bir yanıt verdi. Tugay, iki vekilin açıklamalarını, yaklaşan büyükşehir belediye başkanlığı adaylığı için bir hazırlık olarak yorumladı.
Tugay, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı: “Belli ki ikisi de 3. dönem milletvekilliklerinin ardından, üç dönem kuralı nedeniyle milletvekili olamayacakları için Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmaya niyetlenmişler. Aday olurlar olamazlar bilemeyiz. Ancak üç dönemdir İzmir’e ne kazandırdıkları elbette sorulması gereken bir soru.” Bu şekilde adaylık süreçleri hakkında eleştirel bir bakış sergileyen Tugay, aynı zamanda gerek İzmir için sağlanan hizmetler gerekse mevcut durum hakkında da bilgiler verdi.
Başkan Tugay’ın açıklamaları sırasında, iki milletvekilinin yapmış olduğu eleştirileri çarpıtarak yanıt vermesi gerektiğini belirtti. Özellikle Karşıyaka Zübeyde Hanım Huzurevi üzerinden bir değerlendirme yaptı. Tugay, söz konusu huzurevinin arsasının Karşıyaka Belediyesi’ne ait olduğunu ve binanın yıllarca bu belediye tarafından işletildiğini dile getirdi. Milli Emlak tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tahsis edilmesinin ardından huzurevinin boşaltıldığını ve bu durumun, depreme dayanıksız olmasından kaynaklandığını ifade etti.
Tugay, 2020 yılından sonra huzurevinin tarihi değeri olan binanın boşaltıldığını ve bununla ilgili olarak bakanlıkta herhangi bir güçlendirme ya da yeniden inşa girişimi olmadığını vurguladı. Ayrıca, bu süreçte olayın mahkeme yoluyla durdurulmasının Bakanlık tarafından gerçekleştiği iddialarına da yer verdi. Tugay, huzurevinin kapalı olduğunu ve bakanlığın katkısız bir şekilde konuyla ilgilenmediğini ifade etti.
Tugay’ın açıklamalarının bir başka önemli noktası ise, huzurevinin binasının yerine başka bir şey yapma niyetinin olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgi alamadıklarını belirtmesi oldu. Bu doğrultuda, Karşıyaka’yı etkileyen süreçler hakkında da bilgi vererek, sürecin uzandığı üst kurullar ve bürokrasinin işleyişi hakkında eleştirilerini dile getirdi.
Karşıyaka Belediyesi’nin, huzurevini devretmek için arayışlara girdiğini ve bu durumun yaratmış olduğu belirsizliğe dikkat çekerek, sürecin çok düşük bir değerden ( yalnızca 13 milyon TL gibi bir rakamdan) satışının gerçekleştiğini dile getirdi. İtiraz taleplerinin yanıt bulmadığını ve bu durumun sosyal hizmetlerin nasıl yönetildiğine dair umutsuz bir tablo çizdiğini belirtti.
Tugay, sayın milletvekillerinin İzmir halkına olan gerçek vaatlerinin somut bir hizmete dönüşmediği durumlarda kendilerini sorgulamaya davet etti. İzmir halkının destek sürecini biçimlendiren bir yaklaşım olarak, milletvekillerinin gerçek dışı beyanlarda bulunmaktan kaçınmaları gerektiğini belirtti. Tugay, İzmir’in geleceği için mücadele etmeye devam edeceğini ve bu kente gerçek hizmeti getirme niyetiyle yol alacağını vurguladı.
Sonuç olarak, Cemil Tugay, hem milletvekillerini eleştirirken hem de İzmir halkına verilmesi gereken hizmetlerin önemine dikkat çekerek, kamuoyunu bilgilendiren bir tutum sergilemiştir. Bu bağlamda, gelecekteki süreçlerde daha etkili bir iletişim ve ideolojik açıklık arayışında oldukları gözlemlenmiştir.
1
Ege’de Sıgacik’ta Deniz Çekildi, Endişe Sardı!
2989 kez okundu
2
İzmir’de Orman Yangını: 5 Mahalle Tahliye Edildi!
2935 kez okundu
3
Silahlı Yağma Suçlusu İzmir’de Yakalandı!
2861 kez okundu
4
İzmir’e Mobil Siren Sistemi ile Acil Uyarı!
2830 kez okundu
5
Karabağlar’da Muhtarlarla Kentsel Dönüşüm Toplantısı
2811 kez okundu