Siyaset sahnesi gün geçtikçe daha da zenginleşiyor; hem de her anlamda! Bir tarafta, öz geçmişinde bile lüks yaşantılara dair bir iz bulunmayan kişiler, diğer tarafta ise onlardan çok kısa bir süre içinde villalar, evler, araziler, arabalar ve yatlar gibi varlıklara sahip olanlar. Bunu gözlemleyen herkesin aklında aynı soru var: Bu işte bir gariplik yok mu?
Asgari ücretle geçinmeye çalışan insanların olduğu bir ülkede, bazı bürokratlar ve siyasilerin servetlerinin gün geçtikçe artması, toplumsal adalet açısından büyük bir çelişkiyi oluşturuyor. Bir zamanlar mütevazı bir yaşam süren bazı bireylerin, şu an lüks konutlarda yaşamaya başlaması, halk arasında büyük bir şaşkınlık ve rahatsızlık yaratıyor. Şimdi, bu durumu sorgulamak gerek; bu nasıl bir matematik? Hangi formül, bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir zenginliği mümkün kılabiliyor?
Aslında mesele, kimlerin zengin olduğundan ziyade; bu zenginliğin nasıl elde edildiği ile ilgili. Haliyle, kamu görevlileri ve politikacıların hangi niyetle bu koltukları işgal ettikleri önemli bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor. Bu koltuklar birer hizmet koltuğu mu yoksa kişisel serveti büyütmek için birer araç mı? Birkaç kişi, “Mal varlığımı açıkladım” diyerek gündeme gelmekte. Bu gayet güzel bir durum, zira açıklık ve şeffaflık, her bireyin bilmesi gereken bir hak. Fakat, düşüncem o ki; bu durum gönüllülüğe bırakılmamalıdır. Herkesin bu konuda mecbur tutulması, gerekli şeffaflığın sağlanması gerekiyor.
Burada ortaya çıkması gereken temel bir durum var: Göreve gelirken var olan mal varlığı ile görevden ayrılırken sahip olunan mal varlığı arasında ne fark olduğunu, tarafının gayet açık bir şekilde anlatılmasıdır. Şayet sokakta bir vatandaş “Ben 20 yıldır çalışıyorum, bir ev bile alamıyorum” diyorsa, burada ciddi bir sorun olduğu açıktır. Bu kişi, “Ben bir ev bile alamıyorken bu insanlar 2-3 yılda nasıl bu kadar zengin oldu?” diye sormayı da kendinde bulabilir. Dolayısıyla, siyasilerin ve bürokratların bu konuya açıklık getirmesi şarttır. Mal varlığınızı sadece kendiniz için değil, aileniz ve yakın çevreniz için de açıkça beyan etmelisiniz, çünkü bu iş yalnızca tek bir kişi ile yürütülmüyor; herkes bu durumdan haberdar.
Kısacası, mesele oldukça basit: Eğer temiz ve dürüst iseniz, hiçbir şeyden korkmadan mal varlığınızı açıklayabilirsiniz. Fakat, eğer açıklamakta tereddüt ediyorsanız, o koltuk belki de sizin için fazla demektir. Toplumda güvenilirlik ve şeffaflık, bireylerin bir arada yaşamasının temelini oluşturur. Bu noktada, siyasilerin ve kamuoyunun karşısında olanların, bu çıkarımlar ışığında hareket etmeleri gerekmektedir. Zira, toplumun güveni temellendirilmeden başarıya ulaşmak mümkün değildir.
1
İsmail Sivri Anıldı: İzmir’in Sevgi Dolu Gazetecisi 🌟
2976 kez okundu
2
Netanyahu: Türkiye ile Suriye’de Diyalog Önemli
2975 kez okundu
3
Türk Devletleri Sağlık İş Birliği Güçleniyor
2928 kez okundu
4
Türkiye’den Suriye’ye İlk Resmi Ziyaret Gerçekleşti!
2909 kez okundu
5
Denetimli Serbestlikte 20. Yıl Toplantısı İzmir’de
2800 kez okundu