Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii, tarihi ve mimari değeriyle dikkat çeken önemli bir yapıdır. Yıkılmasının üzerinden 68 yıl geçmesine rağmen, 6 ay önce yapılan ihale ile orijinalindeki gibi yeniden inşa edilmeye başlanmıştır. Cami, 1903 yılında II. Abdülhamid döneminde bugünkü formuna kavuşmuş ve bu sürecin mimarlığını İtalyan mimar Romano Dranco üstlenmiştir. Yapı, Art Nouveau tarzında inşa edilmiş olup, Osmanlı mimarisinin son dönem eserleri arasında yer almaktadır.
Caminin tarihi yolculuğu, 1958 yılında yıkılmasıyla yeni bir döneme girmiştir. Yıkıldığı dönem, dönemin en süslemeli yapılarından biri olarak kabul edilen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii, uzun yıllar boyunca yeniden inşa edilme umudunu taşımıştır. 2020 yılında, caminin ihyasına dair alınan karar ile süreç başlatılmıştır. Mülkiyetle ilgili hukuki sürecin tamamlanmasının ardından, cami alanı tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir. Bu gelişme, caminin özgün mimarisine sadık kalınarak birebir yeniden inşa edilmesine olanak sağlamıştır.
Yeniden inşa süreci, tek elden yürütülmektedir. Proje, Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından koordine edilmekte olup, cami, bulunduğu yerden ve aynı proje esas alınarak inşa edilmektedir. Vakıflar, inşaat ihalesini gerçekleştirmiş ve çalışmaları hızlandırmak için gerekli adımları atmıştır. Yerinde yapılan çalışmalarda, caminin çelik konstrüksiyon iskeletinin hızla yükseldiği gözlemlenmiştir. Dron ile kaydedilen görüntüler, sahada yoğun bir çalışmanın sürdüğünü göstermektedir.
Araştırmacı yazar Tolga Saçıkara, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nin Osmanlı’nın son dönem mimarisinin en dikkat çekici örneklerinden biri olduğunu vurgulamaktadır. Cami, 17. yüzyıldan kalma bir yapı olup, 1903 yılında Abdülhamid Han tarafından yaptırılmıştır. İtalyan mimar Romano Dranco tarafından Art Nouveau tarzında yeniden tasarlanmış ve Karaköy’deki en tezyinatlı cami olarak bilinmiştir. Şevket Eygi’nin ‘Cami Kıyımı’ kitabında da bu minvalde değerlendirmelere yer verilmektedir. Cami, adeta bir biblo niteliği taşımaktadır.
Mülkiyet durumu hakkında bilgiler veren Saçıkara, caminin yıkılma sürecinin ardından 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ihya kararı alındığını aktarmaktadır. Taşınma esnasında geminin batmasıyla birçok parçanın Boğaz’ın sularında kaybolduğunu ve yalnızca iki parçanın kurtarıldığını ifade etmiştir. Uzun bir bekleyişin ardından, mülkiyetin tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiğini ve bu durumun yeni inşa sürecinin başlamasına olanak sağladığını belirtmiştir.
Son olarak, caminin önümüzdeki Ramazan ayında ibadete açılması planlandığı bilgisi verilmiştir. Vakıflar’dan edinilen bilgilere göre, caminin özgün mimarisine sadık kalınarak inşa edilmesine devam edilmektedir ve bu projenin tamamlanması için büyük bir heyecanla beklenmektedir.
1
İsmail Sivri Anıldı: İzmir’in Sevgi Dolu Gazetecisi 🌟
3024 kez okundu
2
Netanyahu: Türkiye ile Suriye’de Diyalog Önemli
3000 kez okundu
3
Türk Devletleri Sağlık İş Birliği Güçleniyor
2950 kez okundu
4
Türkiye’den Suriye’ye İlk Resmi Ziyaret Gerçekleşti!
2938 kez okundu
5
Denetimli Serbestlikte 20. Yıl Toplantısı İzmir’de
2819 kez okundu