“`html
Bir ilde bir afet yaşandığında, ister deprem, ister sel, ister yangın gibi felaketler olsun, insanların hayatında büyük değişiklikler meydana gelir. Evsiz kalanlar, can derdine düşenler ve yakınlarını kaybedenler, bu zor dönemlerde yas tutar. Böyle durumlarda yapılması gereken en açık eylem, el birliğiyle yaraları sarmak ve acil çözümler üretmektir; kısacası, afeti sona erdirmek için güç birliği yapmaktır.
Ancak, ne yazık ki bu tür zor zamanlarda, bazı gruplar bunun yerine siyasi fırsatlar kollamakta ve afetten daha fazla istifade etmeye çalışmaktadır. Afetin dumanı tüterken, acının üstüne siyasi hesaplar inşa eden bazı şahıslar, toplumun acılarını istismar etmekte ve siyasi şovlarını sahnelemektedir. Bu durumu görmek, her duyarlı birey için son derece üzücüdür.
Afet anlarında siyasi hesaplar yapılmamalıdır! Bu bir insanlık meselesidir ve insanlık adına hareket etmeleri gerekenler, maalesef bazen aksi bir tavır sergilemektedir. Enkaz altındaki vatandaş, hangi partiden olduğunu sormaya zaman bulamadan hayatta kalmaya çalışırken, selin götürdüğü evlerin sahipleri de hangi siyasi görüşe oy verdiklerini düşünemez. Acı, her insana eşittir ve acıların üstüne siyasi çıkar peşinde koşmak, en azından ahlaki bir sorumlulukten uzak durmak demektir.
Bazıları için afetler, bir kriz olarak görülmek yerine fırsat olarak değerlendirilebilir. Algı yönetimi yapılır, sosyal medyaya servis edilen görüntülerle izleyicilere duygu sömürüsü yapılır. Bu gerçekten can sıkıcı bir durumdur. Bütün bunların gölgesinde, toplumun acılarının, kederinin ve yaralarının nasıl daha iyi bir şekilde sarılabileceği sorusu geride bırakılmaktadır.
Bu aşamada asıl sorulması gereken temel bir soru var: “Böyle zamanlarda siyaset mi yapılır?” Cevap oldukça açıktır; hayır, öncelikle enkazın kaldırılması, yaraların sarılması ve insanların yeniden hayata dönebilmesi için gerekli adımların atılması gerekir. Bütün bu insani durumların sağlanmasının ardından, politik meseleler konuşulmalı ve hesaplaşmalar yapılmalıdır. Şimdi yapılması gereken tek şey budur!
Kısacası, afetler karşısında toplumsal dayanışma, insani bağların ön planda tutulması ve siyasi çıkarların bir kenara bırakılması gerekmektedir. Acılı günlerde insanların feraha erişmesi için gereken çaba, öncelikli olarak insanlık ve dayanışma üzerine kurulmalıdır. Siyasi hesaplar başka bir zamana bırakılmalıdır; şu an, yardım etme, onurlandırma ve diğer insanlarla bir arada olma zamanıdır.
“`
1
Netanyahu: Türkiye ile Suriye’de Diyalog Önemli
2947 kez okundu
2
İsmail Sivri Anıldı: İzmir’in Sevgi Dolu Gazetecisi 🌟
2925 kez okundu
3
Türk Devletleri Sağlık İş Birliği Güçleniyor
2900 kez okundu
4
Türkiye’den Suriye’ye İlk Resmi Ziyaret Gerçekleşti!
2872 kez okundu
5
Denetimli Serbestlikte 20. Yıl Toplantısı İzmir’de
2771 kez okundu