DOLAR 43,6062 0.16%
EURO 51,6027 0.37%
ALTIN 6.942,613,13
BITCOIN 307698812,18%
İzmir
17°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Asrın Felaketi: Türkiye’de Deprem Gerçeği
1608 okunma

Asrın Felaketi: Türkiye’de Deprem Gerçeği

Şubat 6, 2026 08:07
Asrın Felaketi: Türkiye’de Deprem Gerçeği
0

BEĞENDİM

Türkiye, tarih boyunca doğal felaketlerin etkilerini derin bir şekilde hissetmiş bir coğrafyadır. 1900 yılından günümüze kadar, 7 büyüklüğünün üzerindeki 20 deprem, ülke genelinde büyük can kayıplarına ve ağır hasarlara sebep olmuştur. Ancak, 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen büyük deprem, sadece 13,5 milyon insanı uykusundan uyandırmakla kalmayıp, tüm 85 milyon Türkiye vatandaşının ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan bu olayın acısını yüreğinde hissetmesine neden olmuştur.

Bu felaket, art arda yaşanan iki büyük sarsıntıyla beraber, 11 ili doğrudan etkileyerek yaklaşık 13,5 milyon insanın yaşamını altüst etti. Saniyeler içinde, binlerce bina çöktü ve sokaklar enkaz yığınlarına döndü. Enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşmak için yapılan arama kurtarma çalışmaları ise zamanla yarışarak günlerce sürdü. Bu süreçte, pek çok insan sevdiklerinin acı haberini beklerken tükendi, umutları azaldı.

6 Şubat 2023’teki depremler, sadece deprem bölgesinde yaşayan insanların değil, Türkiye’nin tamamının derin bir sessizliğe ve ortak bir yasa girmesine neden oldu. Televizyon ekranlarına yansıyan korkunç görüntüler, enkaz başında umutla bekleyen ailelerin çaresiz durumu, kaybedilen canlar ve geride kalanların acısı, toplumun hafızasına kazınarak kalıcı bir iz bıraktı. “Asrın felaketi” olarak tarihe geçen bu depremler, üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, yaşanan acılar hala ilk günkü gibi taze ve derin bir ailesel ve toplumsal travma olarak hissedilmektedir.

Bu durum, sadece fiziksel değil aynı zamanda psikolojik bir etki yaratmış ve deprem sonrası terapi ve destek hizmetlerinin önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Deprem bölgelerinde yaşayan insanların yaşadığı travma, toplumun genelinde bir etki yaratmış ve dayanışma duygularını pekiştirmiştir. Sivil toplum kuruluşları, devlet kurumları ve bireyler; depremzedelere yardım etmek amacıyla hızla harekete geçmiş, destek kampanyaları düzenlenmiştir.

Depremle birlikte, Türkiye’nin afet yönetimleri, altyapı sistemleri ve hazırlıklarına olan bakış açısı da değişmiştir. Uzmanlar, bu tür felaketlere karşı daha etkin ve sürdürülebilir stratejilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekmiş, toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Eğitim programları, simülasyonlar ve tatbikatlar, olası deprem riskine karşı farkındalık yaratmaya yönelik düzenlenmeye başlanmıştır.

Sonuç olarak, 6 Şubat 2023 depremi, Türkiye’nin kolektif belleğinde önemli bir yer edinmiş; yaşananlar, sadece geçici bir olay olmanın ötesinde kalıcı izler bırakmıştır. Sosyal dayanışmanın güçlendiği, risk yönetiminin öneminin anlaşıldığı bu dönem, gelecekteki olası afetlere karşı daha dirençli bir toplum oluşturma yolunda atılacak adımların bir başlangıcı olmalıdır.

En az 10 karakter gerekli