İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen “EDEBİYAT SOHBETLERİ” etkinliği, eğitimci, şair ve yazar Bilsen Başaran’ın katılımıyla önemli bir buluşmaya sahne oldu. Bu etkinlik, sadece edebiyatseverleri değil, aynı zamanda İzmir’deki birçok kültür-sanat derneği ve grubunun üyelerini de bir araya getirerek büyük bir topluluk oluşturdu. Konuşmacılar Zerrin Keskin ve Fatma Nişancı’nın sunduğu etkinlik, katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi.
Etkinlikte, “BİLSEN BAŞARAN ŞİİRLERİNDE KADIN İZLEĞİ” başlığı altında yapılan sunumda, Zerrin Keskin ve Fatma Nişancı’nın Bilsen Başaran’a yönelttiği sorularla birlikte, yazarın şiirlerinden örnekler seslendirildi. Bu süreçte, Bilsen Başaran’ın ruha dokunacak sözleri ve şiirleri etkinliğe gelen dinleyiciler tarafından büyük bir beğeni ile karşılandı. Öncelikle, Bilsen Başaran’ın özgeçmişi ve “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” hakkında paylaşımlar yapıldı.
Bilsen Başaran, sözlerine Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar hizmet gösterdim’ diyemez…” sözünü hatırlatarak başladı. Bu bağlamda, Türk kadınlarının savaşta ve sosyal alanda üstlendiği rolleri, Şerife Bacılar, Gördesli Makbuleler ve Çete Ayşeleri gibi önceki nesil kadınlar üzerinden örneklerle anlattı. Başaran, savaşların kadınlar üzerindeki etkisine de dikkat çekerek “Dünyada bütün savaşların acısını kadınların çektiğini” vurguladı. Bu durumu daha çarpıcı bir şekilde ifade ederek, kadınların kayıplarını yaşadığı hatırlatıldı.
Bilsen Başaran, “Gül Kırığı” adlı şiirinden bahsederken, kurtuluş günlerinde kadınların bayrağa sarılmasının ve milis güçlerinin düşmanı kovarak kadınları özgürleştirmesinin aslında vatanın kurtuluşu anlamına geldiğini ifade etti. Bununla birlikte “Kadın Vatandır.” ifadesi ile bu durumu özetledi. Kadının toplum için ne denli önemli olduğunu düşündüren bu açıklamalar, dinleyicilere anlam katarken, başkaldırı temasını da güçlendirdi.
Konuşmasında, yaşamış olduğu yörük kadınlarının özgür kimliği ile Erzurum’un köylerindeki kadınların dar anlayışını karşılaştıran Bilsen Başaran, toplumda kadının nasıl algılandığını derinlemesine analiz etti. “Varlık kimliği” bağlamında, kadınların kimliklerini nasıl dışa vurduklarını ve bunun toplum üzerindeki etkilerini tartıştı. “Eğer kadın kimliğini arkaya alıp da edebiyatçı kimliğiyle kendinizi korsanız, toplumda sizi bu kimlikle kabullenir.” diyerek farklı bir bakış açısı sundu.
Özellikle Gülten Akın’ın “Kestim Kara Saçlarımı” şiirine atıfta bulunarak, kendisinin “Kesmem Kara Saçlarımı” adlı şiirini yazma sebebini açıkladı. Bilsen Başaran, sözün güçlü bir iletişim aracı olduğuna ve geleceğe bırakacakları mirasın önemine vurgu yaparak, “Sözün kanatları vardır. Bir çok yere uçabilir. Gelecekte bugünün en önemli tanığı geleceğin insanlarına göstereceğimiz sözlerimizdir.” şeklinde konuştu.
Son olarak, Bilsen Başaran, öğretmen, şair ve