Bazen siyasetin dozu yükselir, tansiyon artar ve sözler sertleşir. Bunlar, demokrasinin doğasında bulunan unsurlardır. Ancak yaşananlar sadece bu kadarıyla sınırlı kalmıyor. Gördüğümüz kadarıyla, son günlerdeki olaylar, yalnızca bir tartışmanın ötesine geçiyor; şiddetin ve kaba gücün sergilendiği bir ortam haline geliyor. Meclisler, toplumun öfkesinin ve tahammülsüzlüğünün sahneleri olmamalıdır! Birey olarak, bu tür olayların yaşanmasından dolayı büyük bir utanma duyuyorum.
Meclis kürsüleri, yumruklar ve tekmelerin atılacağı yerler olmamalıdır. Seçimle göreve gelen temsilcilerin, şiddet olaylarıyla gündeme gelmesi, elbette ki demokrasiye doğrudan zarar vermektedir. Durum sadece bununla sınırlı değil… Sokakta azaltılması hedeflenen şiddet dili, meclis çatısı altında yeniden üretildiği takdirde, topluma bu davranış biçiminin doğru bir örneği nereden öğretilecektir? Toplumun önüne sermiş olduğumuz bu görüntüler, normalleşirse eğer asıl tehlike o zaman başlamış olacaktır. Çünkü, yukarıda meşrulaşan şiddet, aşağıda sıradanlaşır. Meclisteki her kontrolsüz öfke, sokaktaki bireye bir adım daha cesaret verir.
Meclisler, örnek alınması gereken yerlerdir. Çünkü orada yalnızca bireyler değil; milyonlarca vatandaşın iradesi temsil edilmektedir. Yani, meclisler, toplumu daha iyiye götürecek bir arayışın simgesidir. Bu nedenle, orada yaşanan her türlü şiddet ve öfke, sadece o an için geçerli bir durum değil; toplumun önünde bir örnek teşkil etmektedir. Burada, asıl olan şey, temsil edilen iradenin sağlıklı bir şekilde yansımasını sağlamaktır.
Sonuç olarak, demokrasimizi korumak, her bir bireyin ve temsilcinin sorumluluğudur. Şiddet dilinin meclislerde normalleşmesi, toplumsal huzura ve barışa büyük bir tehdit oluşturur. Toplum, bu tür davranışları kendine örnek alıyorsa, ilerleyen zamanlar bu durumun daha da vahim hale gelmesine yol açar. Herkesin, meclis içinde ve dışında sergilenen bu tutumların farkında olması gerekir. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı bir demokrasi, sadece seçimle gelmekle olmaz; aynı zamanda, temsilcilerin ve vatandaşların birbirlerine saygı duyması ve diyalog içinde olmasıyla mümkündür.
Bu nedenle, meclislerin öfke ve şiddet sahnesi olmaktan çıkarılması gerekir. Gelecek nesillere, barış kültürü ve sağlıklı bir siyasi iletişim örneği bırakmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Şiddetin normalleşmesi, ancak önüne geçilmesiyle mümkün olacaktır. Herkes, bu konuda sorumluluk alarak hareket etmeli ve örnek bir toplum oluşturmaya katkı sağlamalıdır. Bu, sadece bir beklenti değil, aynı zamanda bir zorunluluktur.
HABER MERKEZİ
1
Netanyahu: Türkiye ile Suriye’de Diyalog Önemli
2956 kez okundu
2
İsmail Sivri Anıldı: İzmir’in Sevgi Dolu Gazetecisi 🌟
2937 kez okundu
3
Türk Devletleri Sağlık İş Birliği Güçleniyor
2909 kez okundu
4
Türkiye’den Suriye’ye İlk Resmi Ziyaret Gerçekleşti!
2882 kez okundu
5
Denetimli Serbestlikte 20. Yıl Toplantısı İzmir’de
2781 kez okundu